|
mavi_melekwrote:
Sen gitmiştin.’
Ardından, Ebubekir gitti. Aşk sadakatını yitirdi. Ebubekirler gitti. Sonra, adaleti sessizce gömüp toprağa Ömer gitti. Ardından haya gitti , edep gitti. Zarafet gidince güzellik kıymetini yitirdi. Osman gitti. Edebin olmadığı yerde ilme yer yoktu. Ali gitti. Aliler gitti. Kan gölünde boğuldu Kerbela... Ardından, atına binen gitti. İzini sürmek için yola çıkanlardan sağ salim varanlar; şimdi senin yanında ... Ey Nebi! Büyük laflar ettik Sen’den sonra.. Sonu Sana varmayan sözler söyledik. Sen, her şeyi söyleyip gitmişken bize, biz söylenmemişi aradık. CUMANIZ MÜBAREK OLSUN.ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN...
May 14
|
|
|
Elif Kosovawrote:
Var olsada etrafında insanlar "SENİ ANLIYORUM" diyen kimin var....?
sussada gözlerin kalbin kan ağlar.. içinin içini bilen birtek RABBİM var... sürekli değilmiş zalimin zulmü..gece biter gelirmiş günün gündüzü...zor olsada geçirmek bu çetin güzü: baharı vadeden bir tek RABBİM var....
May 2
|
|
|
mavi_melekwrote:
Ey Rabbim !
Yaratmak sadece sana mahsus, Her şey kudret elin de senin. Ol deyince oluverir dilediğin, Yarattığın her şey kusursuz senin. Sen! Hükmedenler hükmedenisin, Şanın her alem de yüce senin. Arş senin,Kürs senin, Övülmeye layık olan yalnız sensin. Bütün hazineler,ilimler senin, İsteyeni ilimle yüceltirsin. Dilediğini zenginlikle imtihan edersin İlmin ezelden her şeyi kuşatmış senin Sen! Her yerdesin,her şeydesin, Tüm Kainat tespihte seni her an. Ne uyku tutar seni,ne yorgunluk duyarsın, Zaman ve mekanların üstünde olan sensin. İnanan da inanmayan da kulun senin, Hiç kimsenin ibadetine ihtiyacın yok senin. Her canı bedenine emanet verirsin, Eninde sonunda dönülecek olan sensin. Din gününün sahibi sensin, Her hesabı kolayca görürsün. Mazlumun ahını yer de bırakmazsın, Zalimi zulmün de bir çığlıkta boğarsın. Dört kitabın sahibi sensin, Levhi Mahfuz'dan verdin hepsini. Sevgilinin kalbine indirdin Kuran'ı Kerim'i Müslümana emrindir yaşamak şeriat rejimini. Senin gazabından sana sığınıyoruz, Bizi koru, bizi gözet,bizi yalnız bırakma. Son nefeste iman üzere canımızı kabzet, Bizleri Mahşer de sevdiklerinle beraber haşret Şeref Özen
Apr. 27
|
|
|
................wrote:
aŞK DeDiĞiN üÇ HaRF, BeŞ NoKTa…
Aşk dediğin elif gibi olmalı, dümdüz, dosdoğru… Aşk dediğin şın gibi olmalı, şeksiz, şüphesiz ve üç noktası özü, sözü, gözü anlatmalı… Aşk dediğin kaf gibi olmalı, kaf dağı gibi ulaşılmaz erişilmez olmalı, iki zirvesi iki nokta gibi göğe uzanmalı, biri can biri canan olmalı… Hem kaf aşkın kalbidir onu çıkarınca gariye aş kalır mide kalır… Aşk gönül işidir; gıdası cananın tebessümü, bir tatlı sözüdür… Alemin var olma sebebi Aşk’tır, dünya Aşk ile döner, güneş her sabah Aşk’a gülümser, yıldızlar kara gecede Aşk’ı aydınlatır, yağmur bile Aşk’ı yeşertmek için yağar aleme… Gülün nazı, bülbülün niyazı hep Aşk içindir… Şairlerin yazdığı, ressamların çizdiği hep Aşk değil midir? “… Aşk sözcüğü zaten sözlükte sarmaşık demekmiş. Bir sarmaşık çınarları servileri nasıl sarmalarsa Aşk da öyle sarıp sarmalarmış çınar gibi yiğitleri, servi boylu dilberleri ve her sarmaşık sardığı ağacı kuruturmuş; sonunda dıştan yemyeşil ve güzel gösterirmiş ama içten içe kurutur, çürütür, çökertirmiş… ” “ … sevmenin tabakaları muhabbet, Aşk ve dert olmak üzere üç derecedir; - muhabbet odur ki; mahbubunu görürse memnundur, görmezse kaydında değildir, - Aşk odur ki; mahbubunu görürse memnundur, görmezse mahzundur, - dert odur ki; mahbubunu görürse de mahzundur, görmezse de mahzundur… ” Aşk hüznün dostudur, hasretin yoldaşı… Gurbettir hep aşkın mekanı… Hep biri ister, biri gözler, birden başkası düşmanıdır aşkın… Aşkın tek gıdası, ekmeği, aşı, aşığın gözyaşıdır. Aşkın bayramı maşuğun bir tek tebessümüdür… Aşk; görebilmektir, binlerce kişi içinde onu görebilmek, ama bazen de görmezden gelebilmektir. Aşk dua etmektir; “Yarabbi ona da benim sevgimi ver” gibi dualar aşığın duası değildir, çünkü aşkta karşılık beklemek yoktur. Aşığın duası her an “Yarabbi onun hakkında hep en hayrlısını nasip et, ona gelecek dertler, üzüntüler bana gelsin” diyebilmektir. Ya da “Ben öleyim o kalsın, ben ağlayayım o gülsün” … Ama en önemlisi Hz.Ebubekir’in duası gibi dua etmektir. Hani diyor ya “Yarabbi benim vücudumu o kadar büyüt ki cehennemde benden başka kimseye yer kalmasın.” İşte Aşık en azından diyebilmeli ki “Yarabbi benim vücudumu iki kişilik yap eğer onun cezası varsa onun yerine de ben yanayım, yer kalmasın cehennemde o dışarda kalsın.” Hatırlamak; unutanlara has bir özellktir. Aşk dediğin unutmak tükenmektir diye bilip hiç unutmamaktır… Aşk; herşeyi, her anı, her zamanı, her mekanı O ve diğerleri diye ayırmaktır. Onsuz bir geçmişi buruşturup çöpe atabilmek, onsuz bir geleceği hayal bile etmemektir. Aşk, Nazdır. Tüm sevdaların olmazsa olmazı naz.. Türk’ün ta Türkistan’dan çıkıp geldiği, İstanbul’un Fatih’e ettiği naz… Naz anlayana niyazdır. Bilesin! Aşk en çok da haddini bilmektir… Ve aşk susmayı bilmektir, susabilmektir… Aşk dediğin… Neyse… Mustafa Türkarslan
Apr. 26
|
|
|
karçiçeğiwrote:
Hayırlı cumalar.... Ya Rab! Şanını bilenlerin kıymeti için Gönül ehlinin himmeti için Muhabbet badesinden içenlerin kerameti için Cebrail in emanetteki sıdkı için Azrail in itaatteki hakkı için Başımızın tacı kur ân için O kur ân a can-ı dilden iman için Ehl-i aşkın avareliği için Ehl-i gamın biçareliği için Bizi kendimizle baş başa bırakma . Sensizlik ateşiyle sinelerimizi yakma. Bizi yanlış pazarlarda dolaştırma. Kapının eşiğinden başlarımızı ayırma. İlâhi! .. İlmine muhtacız. Has kullarının ihlâslarına uzağız. Gerçek âşıklarının hallerine açız. Hak dostlarının şevklerine ırağız. Bize âhlakını , bize sevgini, bize hâyanı, bize veranı, bize takvanı ve bize rızanı lütfeyle Ey kalpleri eviren çeviren! Çevir kalplerimizi. Düzelt hallerimizi. Sil baştan kur temellerimizi. Kaldıramayacaklarımızla imtihan etme bizi Ve sensizlik buhranıyla .. helak eyleme hiçbirimizi. Amin cumanız hayırlı duanız bereketli olsun Allah(c.c) kabuletsin... BİR AŞK VER Kİ BANA Ey Yüce Allahım! Bir aşk ver ki bana hiç yaşanmamış olsun Bir aşk ver ki sana durmaksızın koştursun Bir aşk ver ki bana samimi muhabbet oluştursun Bir aşk ver ki sana aşkla şuurla coştursun Bir aşk ver ki bana hep tevekkül ile andırsın Bir aşk ver ki sana gönlüm alev alev yansın Bir aşk ver ki bana rızanı tam kazandırsın Bir aşk ver ki sana hamdü sena ile yaşatsın Bir aşk ver ki bana nur cemalullahına ulaştırsın Bir aşk ver ki sana çok ama çok yaklaştırsın Amin Amin Amin Ya İlahi! Sen Af sahibisin, Bizleri Affet. Sen ki el açana "Lebbeyk" diyensin Kapında sadakatle gelip duran İflas etmiş bu fakirlere lütfunla kerem eyle, Ey Celil Olan! Tövbemiiz kabul et, Büyük günah sahibi, Bu zeval ve garip Kullarının günahını bağışla Şüphesiz tövbeleri çokça kabul eden Çok merhametli olan ancak Sensin Kapında duruyor, Açılana kadar sana Dua ediyoruz... Açılmazsa da kovma bizi Ya Rab Allah'ım! Bizi sevdiğin kullarından eyle İşlerimizi kolaylaştır, Hayatımızı düzelt Bizleri arkasında iyilik ve güzellikleri konuşulanlardan Dilimizi her zaman doğruyu söyleyenlerden eyle Her türlü sıkıntı felaket ve hastalıktan, Tutunamamaktan koru Düşersek senin sevgine tutunarak kalkanlardan eyle Ey Yüce Rabbimiz! Bizi sana boyun eğenlerden kıl Neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar Kalplerimizi ilminle süsle İbadetinle bütün azalarımızı güzelleştir Takva ile keramete ulaştır Ve bizden razı olarak al canımızı... (amin) GÜZEL GÖRMEK, GÜZEL YAŞAMAK... Akıl için yol birdir. Fakat bu bir olan yolu buluncaya kadar, büyük çabalar gerekiyor. Her nesil, Amerika’yı yeniden keşfedercesine, el yordamıyla doğruları bulmaya çalışıyor. Oysa ki, hayatın doğruları şimdiye kadar milyonlarca kere yaşanmıştır. Hele de bizim inancımızla… İnsanlık dünyasının nice parlak yıldızı bizim inancımızı paylaşan insanlar arasından çıkmıştır. Bu dünyada nasıl yaşanacağını, nasıl üzüntüsüz olunacağını hayatlarıyla göstermişlerdir. Başta Peygamberimiz (A.S.M.) olmak üzere, bütün peygamberler, evliyalar, Allah dostları, bu güzel insanların ilk sırasında yer alanlardır. Bunlar, doğru aklı, doğruyu bulmakta kullanmışlar ve bizlere de yaşanmaya değer hayatı göstermişlerdir. O güzel insanların karşılarına çıkan kötüler de olmuş… Fakat bunlar, hem kötülüklerle tadı kaçırılmış bir ömür sürmüşler, hem de unutulup gitmişlerdir. Unutulmayanlar da, daima nefretle anılmışlardır. Güzel insan olmak… Bütün mesele bu… Güzel insan olabilmek için de güzelliği önce kendi içinde bulmak gerekir. Güzellik nasıl bulunur? Nasıl yansıtılır? Çirkinlik ve üzüntü nasıl yenilir? Güzelliği bulmak ve güzel güzel yaşamak, her şeyden önce hayata bakış açımızı düzeltmemizi gerektiriyor. Hayata nasıl bakacağız? Olayları nasıl değerlendireceğiz? İnsan olarak, bizim bu dünyadaki öncelikli görevlerimiz nelerdir? Ve en önemlisi, hangi özellik ve alışkanlıklarla kendimizi sıradan ve basit yaratık olmaktan kurtarabiliriz? Sıradan ve basit yaratık olmak… Daha da kötüsü, çevresini rahatsız eden, üzen bir dert küpü olmak… Sayısız arzu ve isteklerle dolu bir iç dünyanız olacak… İmkanınız az, gücünüz sınırlı bulunacak… Ve siz üzüntüsüz yaşamayı başarabileceksiniz… Bu mümkün mü? Bir denenme ve sınanma dünyasındayız. Elbette bir yığın dert var önümüzde. Bütün bunlara rağmen, hayatı yaşanabilir kılmak ve daha da öteleri kazanabilmek için kullanmak mecburiyetindeyiz. Üzüntüyü azaltabilmek için, sadece bakış açımızı değiştirmek bile yeterlidir. Olayları, insanları, yorumlama biçimimiz hayatımızın tadını tuzunu ya sağlayacak, ya da kaçıracaktır… Bakış açısına göre insan, acıdan bile tat alabilir… Tatlıdan dahi haz duymayabilir. Üzüntülere pabuç bırakmamak için elbette birçok etkili tedbir vardır. Önce bunları bilmeli, sonra da hemen uygulamaya koymalıdır. Aynı şartlarda yaşayan birçok insan, üzüntü düzeyi bakımından çok değişik durumda bulunuyor. Biri hayatı çekilmez bulurken, diğeri, fevkalade mutlu olduğunu söyleyebiliyor. İyimser insanlar “ güzel görür, güzel düşünür”, dolayısıyla da “hayatlarından lezzet alırlar”. Her zaman tatlıya ulaşamayabiliriz. Öyleyse, acılardan tat almayı da bilmeliyiz. Bazı insanlar nasıl damak zevki için, çok acılı yemekler, hatta çiğköfteler yiyorlarsa, ruhumuzun acılarından da değişik lezzetler çıkarmayı bilmeli değil miyiz? Karanlığın da hayatımızdaki yerini kabul etmeliyiz. Çünkü, her şey zıddıyla bilinir. Karanlık olmasaydı aydınlığın kıymetini hakkıyla anlayamazdık. Acılarla da tatlıların değeri ortaya çıkar. Çirkin güzelliğin idrakini sağlar. Ağlamak olmasaydı, gülmek, güzelliğinden çok şey yitirirdi. Hayat, karanlıkla aydınlığın, acıyla tatlının, gözyaşıyla tebessümün, mutsuzluklarla mutluluğun bütünüdür. Önemli olan, seçme hakkımızı daima iyi kullanmak, güzeli, doğruyu, faydalıyı yaşatmaktır. Mümkün olanın en iyisini, en güzelini, en doğrusunu yapma azmi, içimizde sürekli canlı kalmalıdır. Hedeflerimize tamamen ulaşamasak bile, gönlümüzde üzüntü yerine, vazifesini yapmış olmanın huzuru doğacaktır. bir insanı sevmekle başlar herşey,: Bismillahirrahmanirrahim.. Ey iman edenler, Cuma günü namaz için çağrıldığı zaman, hemen Allah’ı zikretmeye koşun ve alış-verişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır. Cum'a/9 Cuma Gününde Duâ Ebû Hüreyre -radıyALLAHu anh-dan rivâyet olunduğuna göre Resûl-i Ekrem -sallALLAHu aleyhi ve sellem-Efendimiz Hazretleri buyurmuşlardır ki: "Cum'a gününde bir saat vardır. ALLAH'ın kullarından bir müslim namazda ve kıyamda iken ALLAH Teâlâ'dan niyâz ile bir şey isteyip duâsı o saate tesadüf ederse ALLAH teâlâ Hazretleri o kimsenin dileğini verir." Böyle buyurduktan sonra mübarek küçük parmağının ucuna işaret buyurdu. (11) Cum'a gününün içindeki saat, küçük parmağına nisbetle parmağın ufak ucu ne kadar ise, güne nis-betle o kadar az bir müddetdir ki o saat içinde her halde duâ müstecâb olur demektir. Cuma günü evde kalma Dünyanın işine dalma Sevaba cok mahrum olma Bu mübarek Cuma günü Perşembeden işi bitir Tevhidi tesbihe otur Durmadan selavat getir Bu mübarek Cuma günü Müminlere o gün sefa Haftada bir gelir defa Günahlar hap uğrar affa Bu mübarek Cuma günü Haftalarin sultanıdır Dertlerin dumanıdır Müminlerin bayramıdır Bu mübarek Cuma günü Erenler hep Hacca gider Beytullahı tavaf eder Yaradan kulu affeder Bu mübarek Cuma günü Kur’an dinlerken konuşma Gıybet etmeye çalışma Düşmanına bile küsme Bu mübarek Cuma günü Gökten melekler dökülür Nurdan direkler dikilir Şeytanın beli bükülür Bu mübarek Cuma günü Haftada bir gelir Ne güzeldir Cuma günü Kıymetini bilen bilir Ne güzeldir Cuma günü Eğer seversen Muhammedi Bırakma elden ibadeti Sonra etmez hiç şefaat Bu mübarek Cuma günü Cevherini alana sat Gökten inmiştir Ayet Ve Peygambere Selavat Bu mübarek Cuma günü Cuma günü hasta yokla Orasına sen karışma Yaptığını başa kalkma Bu mübarek Cuma günü Ellerin vurmasın işe Geçirmen ömrün boşa Çal başını taştan taşa Bu mübarek Cuma günü Indi rahmet Meleklere Açtı yedi kat göklere Kabul olur dilekleri Bu mübarek Cuma günü Büyüklere hürmet et Yetimlere merhamet et Komşularını ziyaret et Bu mübarek Cuma günü Tüm mümin kardeşlerimin cumasını tebrik eder hayırlara vesile olmasını yüce Allah'tan (c.c.) niyaz ederim.. ........CUMAMIZ MÜBAREK OLSUN İNŞALLAH......
Apr. 24
|